GENÇ BİRLİK | Küresel Eksende Göç ve Mülteciler

Küresel Eksende Göç ve Mülteciler

19 Aralık 2018

‘Küresel Eksende Göç ve Mülteciler’ ana temalı ‘Dost Meclisi’ programı, Beşiktaş İlçe Kaymakamı Sayın Önder Bakan Bey ile birlikte Cağaloğlu MTTB genel merkez bina içerisinde gerçekleştirilmiştir. Birlik Vakfı, Genç Birlik ve MTTB grupları dışında da katılım olması ile birlikte göç ve mülteci kavramları çok taraflı olarak değerlendirilmiştir.

İlk olarak Türkiye’nin 1960’li yıllardan sonra Türkiye’den Batı Avrupa başta olmak üzere Avrupa’ya yönelik hem aile hem de iş amacı ile yaşanan göç konusuna değinilmiştir. Özellikle Hollanda, Almanya ve Fransa ülkelerine iş amacı ile Türkiye’den çok fazla göç verildiği ifade edilmiştir. Bulundukları Avrupa ülkelerinin ekonomilerine hem üretim anlamında hem de çeşitli iş dalları oluşturulması gibi birçok konuda katkı sağladıkları ifade edilmiştir. Gerek yaşanılabilir koşulların gerekse o zamanki döneme ait koşullara kıyasla daha yaşanılabilir ortam bulmaları, kültürel alanlarına etki eden bir takım yapılar inşa edebilmeleri ile orada kalıcı hale geldikleri vurgulanmıştır.

Balkanlar dediğimiz topraklarda yer alan devletlerin, İstanbul fethedilmeden önce Osmanlı Devletine ait topraklar olduğu için bugün oradan gelerek ülkemizde yaşayanlara göçmen dememek gerektiği ifade edilmiştir. Aynı durumun Kafkasya’dan da gelenler için geçerli olduğu belirtilmiştir. Bu insanlar topluluğu ile aynı dilin konuşulması, aynı geleneklerin yaşanması ve yaşatılması hatta aynı ezanın dinlenilmesi durumu olduğu ifade edilmiştir. Kırcaali’de yaşayan birisine veyahut Saraybosna’da yaşayan birisine sorulduğunda memleketlerinin Kırcaali, Saraybosna olduğunu ama vatan denildiğinde ise Türkiye dedikleri anlatılmıştır.

Bugün Türkiye’nin sınırında yaşanılan Suriye olayları kapsamında ülkemize 3 milyon 600 bin Suriyelinin geldiğini ve bu rakamların İç İşlerinin web sitesinde yer aldığı ifade edilmiştir. Kayıtlı olmayan Suriyeli potansiyelinin 100 bin kadar olabileceği ve burada yaşayabilmek, ticari işlemler yapabilmek, iş kurabilmek için de kayıtlı olmaları gerektiği ifade edilmiştir. 50 bin civarında Suriyelinin Antalya’da yaşadıkları ve çeşitli işlerde çalışarak ülke ekonomisine katkıları ifade edilmiştir.

Irak sınırlarımızdan ülkemize giren göçmen sayısının ise 280 bin olduğu, Afganistan’dan ülkemize giriş yapan göçmen sayısının ise 45 -50 bin arasında olduğu ifade edilmiştir. Afganistan’dan ülkemize giriş yapanlar üzerinde yapılan araştırma neticesinde göçmenlere ‘Türkiye’ye gitmeleri gerektiği, Türklerin Suriyelilere yaptığı gibi Afganlar için de vatandaşlık verebileceği, sosyal haklar tanımlatabileceği, çalışma ve barınma hakkı tanımlayabileceği ifade edilmiştir.

Türklerin yaşadığı coğrafyalar üzerinde ve Orta Asya coğrafyasında gözle görünür biçimde Türkiye üstünlüğü olduğu belirtilmiştir. Bu kadar göç olaylarının yaşandığı ülkemiz sınırları içerisinde en önemli konunun iktisadi konular dışında ‘güvenlik’ konusu olduğu ifade edilmiştir. Bir takım tedbirlerin alınması konusunda özellikle STK’ların aktif olması gerektiği ve kendi aralarında fikir ayrılığının bulunmaması gerektiği belirtilmiştir. Bütün sorunlar gözden geçirilirken, perdenin önünü ve arkasını harmanlayarak cevaplar verilmesi gerektiği, sektör bazında bir takım çalışmalar yapılması gerektiği ve özellikle sosyal dokunun önemli olduğu belirtilerek STK’ların bazı sorumluluklar alması gerektiği anlatılmıştır. Son olarak ise ideolojik bakışı biraz kaldırmak gerektiği, Türkiye’de yaşayan vatandaşların da ne düşündüğü ve ne istediğinin net olarak ifade edilmesi gerektiği, tüm bunların objektif bir bakış açısı ile masaya yatırılmasının kesin olarak gerçekleşmesinin gerekliliği belirtilmiştir.

GENÇ BİRLİK EĞİTİM KÜLTÜR KOMİSYONU

Yorum bırak

Önerilerinizi dikkate alıyoruz,